Üniversitenin sanayiye, sanayinin de üniversiteye sağlayacağı girdiler diğerinin gelişmesinde ve güçlenmesinde çok önemli katkı sağlayacaktır.
Üniversite-Sanayi İşbirliği
Bursa Ekonomi Dergisi Ekim 2012




Her alanda hızlı bir değişimin ve gelişimin yaşandığı günümüzde ülkeler kendi refah düzeylerini yükseltmek istemekte ve bu amaçla eğitim, sağlık ve ekonomi alanlarında ilk sıralara yükselmek için rekabet etme yarışındadırlar. Bu yarışın temel öğesini ve kalkınmanın temelini şüphesiz ki teknoloji üretebilen ve bilgiye sahip olan yüksek seviyede eğitilmiş toplumlar oluşturmaktadır. İster gelişmiş isterse de gelişmekte olan herhangi bir ülkenin, sürdürülebilir rekabet gücünü koruması ve geliştirmesi için bilgiye sahip olması ve bu bilgiyi teknoloji üretimine dönüştürebilmesi gerekmektedir. Bunun için çağı yakından takip eden ve bünyesinde teknolojiyi barındıran sanayi ile birlikte çalışan üniversitelere ve eğitimle teknolojinin birlikte büyüdüğünü kabullenmiş öğrenen örgütlere yani sanayiye, işletmelere önemli görevler düşmektedir.

İşletmelerde çalışan alt ve üst yönetimdeki örtük bilginin ve açık bilginin üniversitelerdeki akademik ve sistematik bilgilerle bütünleştirilip bilimsel bilgi, teknolojik ve ekonomik yönden gelişmeleri için yaptıkları sistemli çalışmalar bir bütün oluşturmalıdır. Sürdürülebilir, güçlü ve rekabetçi piyasaların ortaya çıkmasını desteklemek ve gerçekleştirmek için uygulanabilecek stratejiler belirlemek gerekmektedir. Bu stratejiler ışığında bilim, araştırma ve yeniliğe kamuoyunun desteğini sağlamak; girişimciliğin teşvik edilmesi; bilginin elde edilmesi, üretilmesi ve yayılımının sağlanması bunu işletmelerin ve kişilerin bilgi ve enformasyon teknolojilerine erişimini ve kullanımını teşvik edecek
şekilde ar-ge yatırımlarının yapılması ve yeniliğe yön verilmesi, piyasa oluşumu ile kaynakların geliştirilmesi ve harekete geçirilmesi sağlanmalıdır.

Şartlar ne olursa olsun bilginin iç kaynak veya dış kaynak yoluyla sağlanması veya teknolojinin üretilmesi ya da çeşitli transferler sonucunda gerçekleşiyor olsa bile, mevcut bilgi birikimine ve insan gücüne ihtiyaç vazgeçilmezdir. Üniversitelerdeki yetişmiş, belli bir bilgi seviyesine ulaşmış insan gücü ile, sanayinin finansal gücü ve mevcut deneyiminin bir sistem dahilinde birleştirilip ortaya çıkardığı teknolojik, ekonomik ve bilimsel çalışmalar yadsınamaz.

Üniversitenin sanayiye, sanayinin de üniversiteye sağlayacağı girdiler diğerinin gelişmesinde ve güçlenmesinde çok önemli katkı sağlayacaktır. Üniversitelerin ve sanayilerin birbirinden farklı üstünlüklerinin olduğu alanlar bulunmaktadır. Üniversiteler bilim adamı ve araştırmacılar yetiştirerek ülke kalkınmasındaki görevlerini yerine getirirken, sanayinin de finansal kaynak yönünden destek vermesi üniversitelerin bu görev ve sorumluğu daha iyi yerine getirmesini sağlayacaktır. Bu durumda hem üniversiteler gelişirken, hem de sanayi daha bilgili, deneyimli kadroya sahip olacak ve dolayısıyla sanayinin ürettiği malın kalitesi artarken, maliyetleri düşecek ve bu şekilde ülke kalkınması ve refah düzeyi artmış olacaktır.

Üniversite-sanayi işbirliğinden hem üniversitelerin hem de sanayicinin beklentilerinin birbirini karşıladığı, uyum ve bütünlük içerisinde olduğu durumlarda işbirliğinin daha kolay yapılabileceği esastır. Tabi bu durumda her iki tarafında birbirinden beklentileri olmaktadır. Bu konudaki görev ve sorumluluk dağılımı önemlidir.

Üniversiteler açısından bakıldığında beklentiler, temel bilimlerin geliştirilmesi için araştırma yapılması ve çıkan sonuçlarını yayınlayıp bilime katkıda bulunmak, öğretim elemanlarının araştırma ve akademik çalışma yapmasını sağlamak ve eğitim için akademik personelin kendini sürekli geliştirmesi ve yenilemesi yönündedir.

Sanayiciler açısından görev ve sorumluluklara bakıldığındaki beklentiler ise pazara yönelik teknolojik bilgi ihtiyacının karşılanması, problem çözme, sanayicinin karşılaştığı üretim hattındaki problemin giderilerek üretime yeniden girilmesi, ürünün kalitesinin iyileştirilmesi, standart ürün elde edilmesi olarak değerlendirilebilir.

Üniversitelerin temel görevleri eğitim ve öğretim hizmetleri vermek, temel ve uygulamalı geniş alanlarda araştırma yapmaktır. Bu araştırmaların temel amacı ise, bilgi üretilmesi ve mevcut bilgilere yenilerinin katılması yani bilgi alışverişidir. Üniversitelerin yaptıkları araştırmaların büyük çoğunluğunu temel araştırmalar, bir bölümünü ise uygulamalı araştırmalar oluşturmaktadır. Bu uygulamalı araştırmalar ile sanayi alanında yaşanan sorunlara pratik çözümler getirilmektedir. Üniversitelerin sunmuş olduğu eğitim-öğretim faaliyetleri ile sanayinin ihtiyaç duydukları Araştırma-Geliştirme personelini yetiştirmekte, araştırma yaparak sanayinin ihtiyaç duyacağı alanlarda bilgi üretmeye çalışmaktadırlar. Ayrıca burada yetenekli personelin bilgi ve becerilerini etkin bir şekilde kullanabiliyor olması işletme içerisinde yüksek motivasyonlu çalışmasına ve yetenekli personelin elde tutulmasına ve işletmeye olan bağlılığının artmasına sebep olmaktadır.

Sanayi ise, ülkedeki mevcut bilimsel ve teknolojik potansiyeli harekete geçirerek önceden yapılmış araştırma sonuçlarını üretime dönüştüren kesimdir. Ülkelerin kalkınmışlık düzeyini o ülkedeki sanayinin gelişmişlik düzeyi belirlemektedir. Bir ülkedeki sanayi dışa bağımlı olmadan kendi teknolojisini kendisi üretebiliyorsa, küreselleşen dünya pazarında rekabet şansı da o derece yüksek olacaktır. Sanayinin kendi teknolojisini üretebilmesi için teknolojiyi üretebilecek bilgiye kolayca ulaşabilmesi gerekir. Bu da ancak güçlü bir üniversite-sanayi işbirliği ile mümkündür.

Ülkelerin teknoloji üretebilmesi için üniversite ve sanayinin bir araya getirilmesi ve işbirliğinin kurulması gerekmektedir. Üniversite ve sanayi arasındaki iyi bir işbirliği hem üniversitenin, hem de sanayinin gelişmesinde ve güçlenmesinde çok önemli rol oynamaktadır.

İlk yapılacak adım beyin fırtınaları masaları oluşturulmalı ve bu masalardan fikir çıkana kadar devam edilmeli, çıkmazsa da dışarıdan destek alınmalıdır. İşletmeler açısından yeni değer kaynakları yaratarak kazanç kapılarını tanımlamak ve gelir kaynaklarını arttırmak, karşılanamayan müşteri ihtiyaçları ve beklentileri keşfetmek, işletmelerin diğerlerine göre üstünlük sağlaması, fark yaratabilmesi, güçlü ve zayıf yönlerini analiz etmesi ve yeni fikirler ile farklı geliştirme yollarını keşfetmeleri gerekir. Sanayi ve üniversitelerin ayrı ayrı güçlü ve zayıf yönleri aşağıdaki tablolarda değinilmiştir.
 
ik ve sanayi
 

Sanayinin işbirliği açısından güçlü yönleri ve zayıf yönleri karşılaştırdığımızda; üniversitelerde elde edilen temel ve teorik bilgilerin uygulamaya dönüştürülmesi için sanayinin finansal destek sağlaması, hareket esnekliği konusunda herhangi bir kısıtlama olmaması, akademik çalışmalara sanayi bakış açısını kazandırması ve fikirlerin projelere dönüşmesine olanak sağlayarak hem üniversiteye ekonomik katkıda bulunur hem de projenin başarılı olması sonucu işletmeye yüksek karlılık sağlayarak güçlü yönünü oluşturmaktadır. Öğrencilere staj, yarı zamanlı, tam zamanlı iş olanağı sağlayarak işletme için yararlı olacak personelin yetişmesine ve bu yeteneklerin işletme içerisinde değerlendirilmesi sağlanır. Öğretim üyelerine danışmanlık olanağı ve sanayi ile çalışma imkanı sunar.

Sanayicilerin girişimci ve yenilikçi bir bakış açısının olmaması, risk almaktan kaçınması ve kadrosunda yeterli ar-ge personeli bulunmaması bu konuda araştırma yapamaması rakipleriyle rekabet üstünlüğünü sağlayamamasına neden olarak zayıf yönünü oluşturmaktadır.
 
üniversite ve sanayi
 
Üniversitenin işbirliği açısından güçlü yönleri ve zayıf yönleri karşılaştırdığımızda; üniversite-sanayi işbirliğinin iyi ilerleyebilmesi için üniversitelerin bir anlamda finansal kaynak özerkliği sağlanmış olması önemlidir.

Üniversitelerin toplumun refah seviyesini artırıcı bilimsel çalışmalar yapmaları için bulundurdukları imkanlar çerçevesinde (Laboratuarlar ve Araştırma Merkezleri, Eğitim Merkezleri, Kütüphaneler, Bilimsel Anketler ) projelerin oluşturulmasında katkı sağlamaktadır. Projelere akademik bakış açısı katarak işletmelerin gelişme planlarına katkı sağlamaktadır. Ancak üniversitelerin döner sermayelerine ilişkin olarak yürürlükte olan mevzuatın ve düzenlemelerin katı bir yapıya sahip olması zayıf yönünü oluşturarak bu işbirliğini olumsuz etkilemektedir.

Üniversitelerde eğitim-öğretim programlarının sanayiye dönük olmaması, dışa dönük bir eğitim sistemi yerine içe dönük-kapalı bir yapının var olması diğer bir zayıf yönüdür. Türkiye’de sanayicilerin ar-ge ye ayırdıkları bütçelerin düzenlenmesi ve çalışma gruplarının oluşturulması ile ilgili hareket planlarının hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Üniversite-Sanayi-Devlet işbirliği ile teknolojik gelişimin hızlanması, Ar-ge, yenilikçilik ve girişimcilik kavramı doğrultusunda ulusal bilinç oluşması ve bu birleşmeler sayesinde oluşan sinerji ile rekabetçi üstünlüğe sahip olmak vazgeçilmezdir. Bunun sağlanabilmesi için sanayi ve üniversitelere önemli görevler düşmektedir.

Türkiye’de ise sanayi ve üniversiteler arasındaki işbirliği yeterince önem verilmediği ve gelişmemiş olduğunu görülmektedir. Bu işbirliğinin yeterince gelişmemesinin birçok nedeni bulunmaktadır. En baştaki nedenler kurumlar arası kültürel farklılıklar ve kurumların birbirlerine olan güvensizliği gösterilmektedir. Zaman kavramı da her iki taraf için önemlidir. Sanayi açısından en kısa zamanda sonuçlanması önemliyken, üniversitelerin araştırmaları çalışmalarının sonuçlanma süreci daha uzun sürede gerçekleşmektedir. Sanayi, projeleri değerlendirirken üniversitelerin üretimi ve işletme pratiğini bilmediğini düşünerek projeyle ilgilenmezken, bazı sanayicilerde mali açıdan yüksek bütçe olmasından dolayı olumsuz düşünerek bilgiye yeterince kıymet vermemektedirler. Tecrübenin bilgiye göre daha önemli olduğu düşüncesindedirler. Sanayi için projenin pozitif sonuçlanması değerliyken, üniversite için her iki sonucunda önemi vardır. Bu sonuçlar doğrultusunda her çıktı yeni bir girdiye sebebiyet vererek, yeni
bilginin gelişmesini ve oluşmasına basamak oluşturur.
 
SONUÇ 
 
 İşletmelerini rekabet stratejisini belirlemede, yenilikçi bir stratejik bakış açısının olması ve öğrenme becerileri ile Ar-ge yatırımlarına odaklanması yer almaktadır. Ar-ge ve teknolojik çalışmalarda en önemli girdi olan “bilgi”nin akademik, kamu ve sanayi kesiminde üretilmesi, elde edilmesi, depolanması ve kullanımını sağlayacak “Ulusal Bilgi Sistemi” oluşturulması önemlidir. Sanayide bilimsel bilginin ve teknolojinin, üretilen ürünlerin kalite ve güvenilirliklerinin yükseltilmesi, ürün çeşidinin artırılması, müşteri ihtiyaç ve isteklerinin hızla karşılanması konusunda önemli bir üretim girdisi olduğu görülmektedir.

Üniversitedeki teorik bilgilerin sanayiye, sanayideki pratik bilgilerin üniversiteye aktarılması için üniversite ve sanayi işbirliğine yönelik projelerin üretilmesi ve hayata geçirilmesi gereklidir. Bu aşamada gereken kolaylıkların sağlanması ve üniversite-sanayi işbirliğini teşvik etmek için üniversitelerde mevcut döner sermaye düzeninin değiştirilerek, kontratlı araştırma yapılmasına olanak verecek yasal ve mali düzenlemelerin yapılması, çıkarılacak kanun ve yönetmeliklerle devlet tarafından sanayiye sağlanan teşviklerin uygulanabilmesi için sanayinin üniversitelerle işbirliği içerisinde olması gerekir.

Başka bir deyişle, sürdürülebilir rekabet üstünlüğünün sağlanması için, isletmelerin ürünlerini, süreçlerini, yapılarını ve yönetim anlayışlarını sürekli geliştirmeleri gerekmektedir. Bu kapsamda, üniversite-sanayi işbirliği rekabet gücünü artırma ve sürdürmede önem kazanmaya devam etmektedir. Üniversitede üretilen bilgiyi rakiplere üstünlük sağlayacak şekilde teknoloji geliştirme çerçevesinde yönlendirmeli, karşılıklı güçlendirme yoluyla işbirliğinin kurumsallaştırılmasını ve başarılı sonuçlar ortaya koymasını gerektirmektedir.

Ancak günümüzde gelinen noktada işbirliğinin ulusal düzeyde olduğu gibi, yerel düzeyde gelişmemiş olması, işletmeler arasındaki anlayış farkı ve güvensizlik, işbirliğinin hızlanmasını ve gelişmesini olumsuz olarak etkilemektedir. Üniversitelerin akademik dili konuşuyor olması sanayinin de pratik dili konuşuyor olması kuruluşlar arasındaki iletişim farklılıklarını doğurmaktadır. Bu da projenin yeterince anlaşılamamasına, bilginin yaratıcı gücü ile üretimin yaratıcı gücünü bütünleştirecek ortak projenin oluşmasına engel olmaktadır. Sanayide çalışan personele master ve doktora programlarının uygulanması kuruluşlar arası iletişimi kolaylaştıracaktır.


Üniversite-sanayi işbirliğinin hızlandırılabilmesi için beyin gücünü araştırma-geliştirme faaliyetinde kullanacak sanayinin oluşması gerekmektedir.

Devletin öncülüğünde üniversite-sanayi işbirliği, teknoparkların kurulmasıyla geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu kuruluşlar temel bilimler alanında geniş araştırma kapasitesi olan teknik üniversitelerin alt yapısından ve işbirliğinden yararlanan araştırma ağırlıklı kuruluşlardır.

Teknopark imkanlarından yararlanma sanayiler açısından gelişmiş bir çok ülkede uygulanmaktadır. Üniversite sanayi işbirliği, üniversitelerde araştırma-geliştirme faaliyetlerinin artırılması yanında sanayinin araştırma-geliştirme faaliyetleri sonucu teknolojik bilgileri sanayiye uyarlayıp kalitenin, standardın ve verimliliğin ve firma performansının artışını maksimum seviyelere taşınmasını sağlamaktadır.

 
Üniversite ve sanayi işbirliği çalışmalarında 2 yaklaşım söz konusu olabilir :
1. Sanayide veya iş dünyasındaki problemi çözebilmesi için akademik ortamın sanayinin önderliğinde çözümü üretebilmek için organize olması ve üniversite ortamında çalışmaları yaparak bilgi kaynağı yaratması, bilimsel alt yapının oluşturulması.
2. Akademik dünyada ortaya çıkan, oluşturulan bir projenin gerçek dünyada uygulanabilmesi ve hayata geçirilebilmesi için üniversitenin önderliğinde iş dünyası ve sanayi kurumlarıyla entegre bir şekilde çalışmalarının yürütülmesi.

http://www.bursaekonomi.com.tr/default.asp?page=newsopen.asp&opennews=2495&qmshow=296
Pelin VARDALIER
İK Atölyesi'ın Üniversite-Sanayi İşbirliği makalesini siz de AddThis eklentimiz ile paylaşın:
 
 
 
 

İsminiz
Mail adresiniz
Konu
Mesajınız

 

Etkinlik Takvimi

 

Special`ist
[Varsayılan Reklam] İK Atölyesi Sponsor Köşesi
[Varsayılan Reklam] İK Atölyesi Sponsor Köşesi
Elemanonline





 
Bu site Kaleydoskop Dijital Ajans tarafından hazırlanıyor.
Ana Sayfa  | Hakkımızda | Atölyeler | Sunumlar | Makaleler  | İK Takvimi  | İK Atölye TV | İletişim 
 
     
   İK Atölyesi Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri © 2012 - Tüm hakları saklıdır.
   İçerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.